19 Kasım 2014 Çarşamba

SİENA --- İTALYA

 Siena, çok sayıda turist çeken bir şehir olarak orta İtalya'nın Toskana (Toscana) bölgesindedir

 Şehir, ortaçağdan kalma dar sokakları, ufak caddeleri ve Avrupa’nın en büyük meydanı olarak kabul edilen Campo Meydanı ile ünlüdür

Siena, kahverengi ve kızılımsı ortaçağ binaları, daracık sokakları ve parke taşları ile başka bir zaman diliminde olduğunuzu hissettiriyor 

Bir tepe üzerine kurulumuşu olan Siena UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir

Siena Şehir Surları

Avrupa’nın en büyük meydanları arasında gösterilen, yarım daire şeklindeki, Piazza del Campo Meydanı şehrin kalbinin attığı yerdir

Siena "Palazzo Pubblico (Belediye Sarayi)" ve Mangia Kulesi Campo Meydanı'nda bulunmaktadır...Piazza del Campo istiridye kabuğunu andıracak biçimdedir ve dokuz parçaya bölünmüştür bunun nedeni ise her parçanın o dönemki idari bölgelerden birini temsil etmesidir

Yeme içme mekanlarının ve alışveriş dükkanlarının Campo Meydanında olmasının yanında meydanda uzanıp dinlenenlere de rastlayabilirsiniz

 Piazza del Campo, meydanındaki her şeyi görebileceğiniz yarım daire (istiridye kabuğu) şeklinde düzenlenmiştir. Yarışların da düzenlediği Campo Meydanı, geçmişte ölüm dövüşlerinin, çoklu boks maçlarının, 16. yüzyılda ise boğa güreşlerinin düzenlendiği bir açık alandır.Contrade denen semtler arasında düzenlenen bu yarışlar 14. yüzyıldan bugüne büyük ilgi çekmektedir
 
 Siena "Fonte Gaia (Gaia Çeşmesi)" de Campo Meydanındadır
 

Gaia Çeşmesi'nden su içen kuşlar objektifinize takılan güzel bir görüntü oluşturacaktır
 
Gaia çeşmesinin suyu 14. yüzyıldan beri tepelerden su taşıyan, 25 km uzunluğundaki bentlerden gelmektedir


Siena ayrıca ilk bankanın kurulduğu yer olma özelliğini de taşımaktadır. Bu özelliği sayesinde bir zamanların en zengin şehri olduğu halde meydana gelen veba salgını ile bu zenginliğini yitirmiştir


Siena şehri ortaçağ'dan bu yana hiç bir şekilde değiştirilmemiş, meydanlar ve binalar seneler önce kurulduğu haliyle aynen korunmuştur

Campo meydanı etrafında geleneksel olarak her yıl mahalleler arasında yapılan at yarışlarıyla (Palio)  ünlü olan Siena'da yarışlar için uzun hazırlıklar yapılmaktadır

Polio yarışı boyunca büyük bir insan topluluğu yarış atlarını izler ve her yıl bu popüler yarışı izlemek için Siena kentine dünyanın her yanından binlerce turist gelmektedir

Polio yarışları 1650 yıllarında ilk kez yapılmış, başlangıçta her yıl bir kez olmak üzere yapılan yarışlara, daha sonradan bir gün daha eklenmiştir. Yarışların düzenlendiği alanda, yarışa katılan atlar sırtlarında binicileriyle 3 tur atmaktadırlar
Yarışa katılan tüm at ve biniciler temsil ettıkleri semtin renklerine ve simgelerine uygun olarak giyinmektedirler

Polio yarışları her yıl 2 Temmuz ve 16 Ağustos günlerinde olmak üzere iki kez düzenlenmektedir
Siena, tepe üzerine kurulmuş ortaçağ kenti olarak masalsı bir görünüm sergilemektedir

Siena'nın Ortaçağ'dan kalma binalarının tarihi dokusu hiç değiştirilmemiştir

  Şehrin her mahallesinin kendine has bir amblemi ve rengi bulunmaktadır. Evlerin üzerinde, elektrik kutularına, saksıların süslemesine dikkat edildiğinde bunları görebileceksiniz

 Siena Katedrali ve etrafındaki meydan Siena ya gidildiğinide mutlaka görülmelidir

Siena Katedrali (Duomo)nin dış kısmında siyah ve beyaz mermer kullanılmıştır

Siena Katedrali anıtsal dini mimarinin mükemmel bir örneğidir

 
Katedral (italyanca Duomo)

Kendi kabuğuna çekilmiş bir kale kenti olan Siena’da sizi şaşırtacak çok şeyle karşılaşacak ve okuduğunuz romanlardaki Ortaçağ da olduğunuuza inanamayacaksınız

Roma'nın kurucuları Senio ve Ascanio'nun babaları Remus ve ikizi Romolus'u emziren dişi kurt heykeline Siena'nın  pek çok yerinde rastlanabilir. İki küçük çocuğu emziren dişi kurt Sienanın kuruluş efsanesinin simgesidir
 
 
Siena'da eski ve yeni birlikte yaşayarak hem 13. yüzyıldan kalan binalar ve devam ettirilen gelenekler sürerken diğer yandan 21.yüzyılın tüm imkanları kullanılmaktadır

 Siena'da 17 tane mahalle bulunmaktadır ve her mahallenin kendine ait bir bayrağı ve çoğunluğu hayvan (çeşmedeki kamlumbağa gibi ) olan simgesi mevcuttur

Siena sokaklarının  oldukça  ıssız olduğunu farkedeceksinizi fakat her zaman bu denli ıssız olmuyor..özellikle trüf mantarları bu bölgede yetiştiğinden mantar toplama zamanları şehir en haraketli zamanlarını yaşamaktadır

Siena kırmızısının hakim olduğu bir bina 

Sineda'da düzenli bir mimari, paha biçilmez güzellikte evler, labirenti andıran dar sokaklar ve asırlık saraylar arasında dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız

Dünyaca ünlü Chianti şarapları bu bölgenin üzümlerinden üretilmektedir

Toskana'nın ihtişamlı şehirlerinden biri Siena bir zamanlar Floransa'yla yarışırken, bugün bu Rönesans şehrinin gölgesinde kalmıştır


İtalya'daki diğer şehirlerden farklı olarak Siena, Toskana bölgesinde Ortaçağ mimarisi ile görenlerin unutamayacağı bir şehirdir


İtalya'da 16. yüzyıl öncesi binalar hep ince kırmızı tuğladan yapıldığı için Siena'da aynı şekilde kırmızı tuğladan inşa edilmiştir

Siena kendine özgü ve çok fazla  turist'in ziyaret ettiği oldukça pahalı ber şehirdir

Alışveriş yaptığınızda Siena tatlısı olarak bilinen ve  badem ve meyvelerden oluşan Panforte  kesinlikle çok fazla beğeneceğiniz bir lezzet olacağı için mutlaka almalısınız

18 Kasım 2014 Salı

VENEDİK (Venezia) -- İTALYA

Venedik, kuzey İtalya'nın doğusunda Adriyatik denizi kıyılarında bulunan ve Ana karaya 4 kilometre uzunluğundaki  kara ve demir yolu köprüsü ile bağlanan , yaklaşık 118 adacık üzerine kurulu bir ada şehridir
 
 Venedik'te binalar denizin ortasına kondurulmuş ve üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen, etkilenmeden günümüze kadar gelebilmiştir

Sihirli bir şehir olarak Venedik gören herkesi büyülemekte ve görmeyenlerin de görmek istemesine neden olmaktadır

Şehrin içinde yaşayıp nemli havasını solumadan hayalinizde canlandırabileceğiniz  bir yer değildir
Geleneksel kürekli bir Venedik aracı olan Gondol ile kanallar arasında yapılan gezinti Turist'lerin ilgisini çekmektedir

Gondol, ayakta duran kürekcisi tarafından küreğin sudan yararlanarak gondolu ileri itmesiyle ilerlemektedir

Gondolcular, kalın yatay çizgili t-shirt ve yassı hasır şapkası ile kanallar arasında gezmek isteyenlere hizmet vermektedir
Venedik'in en büyük gelir kaynağı Turizm'dir
Venedik'te adacıkları birbirinden ayıran 170 kanal ve birbirine bağlayan 400 köprü bulunmaktadır
Venedik' te ulaşım aracı olarak gondollor kullanılırken  kanallar sokak durumundadır ve evlerin kapısı kanallara açılmaktadır
Gondollardaki en büyük risk virajlar olduğundan, binaların köşelerinden dönerken, karşıdan gelenleri göremedikleri için gondolcular bağırarak birbirlerini uyarmaktadırlar
İnsanların zenginliklerini gösterişli bir şekilde sergilemelerini önlemek amacıyla bütün gondolların siyaha boyatılması zorunlu hale getirilmiştir

Kanallar arasında yapılan gondol turu esnasında sessizlik ve huzur hissetmekten kendinizi alamayacaksınız

Venedik’te gondol turu yaparak binalarının fotoğraflarını çekmenin keyfine varabilirsiniz
Motorlu taşıttan, dolayısı ile de gürültü, patırtıdan uzak olan dar Venedik sokaklarnda  yürürken kanallar, adacıklar, köprülerin biri diğerini izlemektedir
.
 Büyük Kanal 'da genelde karaya yakın yerlerde suyun üzerinden görünen kazıklar, gemiler sığ yerlerde karaya oturmasın  diye kılavuz olarak çakılı kazıklardır

6 yüzyıl önce Venedikliler kendilerini karadan gelebilecek saldırılara karşı korumak için ,önemli akarsuların yönünü değiştirmişler ve böylece şehrin etrafının sularla kaplamasına izin vermişlerdir
 
  Venedik batmaya başladığından artezyen kuyularının kullanımı 1960'tan sonra yasaklanmış ve batma süreci yavaşlatılmasına rağmen tehlike devam etmektedir.Çok sayıda eski evin merdivenleri sular altındadır.


Venedik Kültürel zenginliğini büyük ölçüde Haçlı seferlerine borçludur

Venedik' te ulaşım için gondolların yanısıra, vaporetto (deniz otobüsü) kullanılmaktadır
 
Büyük kanal üzerinde vaporetto ya binerek kanalın etrafındaki palazzoları seyrederek ve köprülerden geçerek bir tura katılabilirsiniz

Venedik’in sembolü haline gelen, yaklaşık 4 km’lik büyük kanal ters S harfi şeklinde Venedik’in omurgası gibidir. Şehrin batısından doğusuna kıvrılıp uzanarak San Marco’da sonlanmaktadır

Venedik tarihi yapılarıyla, kanalları birleştiren eski köprüleriyle ve dar sokak aralarında keşfedeceğiniz mum ışıklı 3-4 masalı restoranlarıyla romantik bir şehirdir

Venedik'teki binalar zaman zaman Adriyatik denizinin, özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemlerindeki hareketleri nedeniyle sel tehlikesi altındadır
Kanal etrafını çevreleyen pek çok saray ve tarihi bina  bulunmaktadır

Sadece Grand Kanal üzerinde 220 civarı saray mevcut olduğu bilinmektedir. Vaporettoi turunda uzaktan göreceğiniz bu sarayları daha sonra yürüme esnasında yakından da görebileceksiniz
 
 Venedik'teki binalar, birbirine çok yakın bir şekilde bir araya getirilen ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiştir
Rialto Köprüsü Grand Kanal üzerindeki 4 köprüden en eskisi olarak görkemli bir köprüdür
 San Marco Meydanı bir toplanma ve şenlik alanı olarak  konser, film gösterileri gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır

 San Marco Meydanı törenlere, yürüyüşlere, politik etkinliklere ve sayısız karnavallara tanık olmuştur. Günümüzde meydan etrafında bulunan Cafe'ler  içinde en eski bilineni Cafe Florian'dır
 Palazzo Ducale (Dükler Sarayı) bir zamanlar yaşamış olan Venedikli yöneticilerin ikametgahı ve devlet dairesi olarak gotik mimari örneğidir
Aziz Mark'ın ÇAN KULESİ  San Marco Meydanındadır. Kule 1902 yılındaki çökmeden sonra 1912 yılında yeniden inşa edilmiştir

San Marco Meydanı etrafındaki yapılar Venedik'in önemli görsel simgeleridir
San Marco Meydanında bulunan Basilica Di San Marco'nun iç kısmında  Müze, Hazine bölümü ve Pala d’Oro ücretli olarak gezilebilir

 Basilica di San Marco'nun giriş üst kısmında 4 bronz replika at heykeli bulunuyor. Haçlı seferleri sırasında İstanbul'dan (o zamanki adıyla Constantinopolis) kaçırılan bu 4 bronz at heykelinin orjinalleri içeride müze kısmında sergilenmektedir

Ahlar Köprüsü Dükler Sarayı ile Venedik Hapishane'sini birbirine bağlamaktadır
 Dükler Sarayı içerisindeki konsey ve mahkeme salonlarında suçlu bulunan mahkumlar halkın içine çıkartılmadan hapishaneye götürülürken Venedik'i son kez bu köprüden geçerken gördükleri ve derin bir AHH çektikleri için Ahlar Köprüsü adını aldığı söylenmektedir
Venedik'in dört bir yanını sanat eserleri süslemektedir
 Kanallar etrafında yer alan yapılar şehrin en önemli gezi noktaları arasındadırlar

Binaların çok büyük bölümü Venedik'in bir dünya ticareti başkenti olduğu dönemde burada oluşan yeni zengin aileler tarafından yaptırılmıştır. Binalar bugün de bu ailelerin isimleriyle anılırlar çoğuda bu binaların yüzyıllardır sahibidirler

 Şehrin sahip olduğu doğal güzellikleri yanında şehirde yer alan köprüler, meydanlar, dini yapılar ve müzeler her yıl milyonlarca Turist'in Venedik’i ziyaret etmesinde önemli rol oynamaktadır. 
.
San Marco Meydanı Venedik'in Salonu, Vaporetto'dan inilen yer ise antresi kabul edilmektedir
Venedik'te  dar ve labirent gibi olan sokaklarında gezebilir ve sokak aralarında bulunan dükkanlardan alışveriş yapabilirsiniz
Rönesans Döneminde tiyatro oyunlarında, günümüzde ise daha çok hediyelik eşya olarak kullanılan ağız kısmı hariç yüzü ya da göz çevresini kapatan  Maske'lerden satın alabilirsiniz
Kanalın her iki kıyısında 12. yüzyıldan 18.yüzyıla kadar tarihlenen konutlar antrepolar ve kamu binaları yer almaktadır
Venedik tamamen koruma altında olduğundan evlere izinsiz tek bir çivi bile çakılması yasaktır

Tarihi dokusu ile çok ayrı bir yere sahip olan Venedik'te oldukça önemli sembol yapılar bulunmaktadır


 İtalyan Barok Klasik Müzik Bestecisi Antonio Vivaldi  Venedik'te doğmuştur
Venedik sokaklarındaki sayısız kaybolmalar, yol sormalardan ve bir hayli yorulduktan sonra nihayet bir mola verdiğinizde Meydan etrafında bir cafe'de oturup dinlenebilirsiniz

 
İtalya'nın kendine has yiyecekleri arasında Venedik'te kakaolu- bademli kurabiye mutlaka yemelisiniz

 Hemen hemen tüm yiyecek satan dükkanlarda görebileceğiniz sebzeli olan ve dürüm'e benzeyen yiyecek de öglen yemeği için bir seçenek olabilir