27 Eylül 2012 Perşembe

SULTANAHMET-İSTANBUL


                                                             Sultanahmet Meydanı
İstanbul'un en önemli meydanlarından biridir. Bizans devrinde Hipodrom olarak bilinirdi. “Hipodrom” At binenlerin, atların meydanı anlamına gelir. Osmanlı döneminde buraya At Meydanı denirdi.


SULTANAHMET CAMİİ
1609-1616 yılları arasında sultan 1.Ahmet tarafından İstanbul''daki tarihi yarımadada, Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır.Camii  Mavi, yeşil ve beyaz renkli  İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de gene mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için  Avrupalılarca "Mavi Cami (Blue Mosque)" olarak adlandırılır.Ayasofya''nın 1934 yılında camiden müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul'un ana camii konumuna ulaşmıştır.



AYASOFYA CAMİİ
1453 yılında İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Camii'ye dönüştürülmüştür.Sanat tarihi ve Mimarlık dünyasının başyapıtları arasında sayılır


Sultanahmet bölgesinde tarihi otellerin yanısıra şirin oteller de bulunmaktadır


Sultanahmet'te gezerken acıktığınızda lezzetli yemekler yiyebilirsiniz

26 Eylül 2012 Çarşamba

KINALIADA-İSTANBUL

KINALIADA PRENS ADALARI İÇİNDE İSTANBUL'A EN YAKIN OLANIDIR
Kınalıada'ya deniz yoluyla ulaşarak adayı yürüyerek dolaşabilirsiniz zira adada fayton bulunmuyor.
Kınalıada,  1500X1100 kilometre büyüklüğündedir. Kınalıada ismini, üzeri makilerle kaplı olduğu dönemlerde uzaktan kızıla çalan bir görünüme bürünmesi nedeniyle almıştır ve eski adı da ilk anlamına gelen Proti dir.  Kadıköy'den vapura bindikten 20 dk. sonra Kınalıada'nın plajlarında olabilirsiniz.

KINALIADA CAMİİ
Kınalıada'da yaşayan müslümanların isteği ile modern bir  camii yapılmıştır.Üçgen çatısı, kesik yivli minaresi ve zikzaklı yedigen bir poligon oluşturan ana binasıyla Kınalıada Camii, İstanbul’da örneği bulunmayan modern bir mimari üslup taşıyor. Deniz kenarındaki 450 metrekarelik bir alan üzerine kurulu ibadethanenin avlusunda, şadırvan, cemaat odası, sağlık merkezi, gasilhane ve su sarnıcı bulunuyor.


Kınalıada sokaklarında konak ve köşkler karşınıza çıkar

Kınalıada’da bazıları Osmanlı döneminden kalan Ermeni aileler tarafından yaptırılmış köşk, konakların çoğu vapur iskelesinin sağına doğru sahil yolu üzerinde ve İskele Caddesi’nin yan sokaklarında bulunuyor.

Kınalıada kafa dinlemek isteyenlerin tercih ettiği sakin ve  küçük bir adadır.

SİRAKYAN İKİZ EVLERİ
 İskelenin sol tarafında bulunan
ikiz Sirakyan evleri 1900’lü yılların başında ticaretle uğraşan Sirakyan ailesi tarafından yaptırılmış. Simetrik biçimde inşa edilen, dik çatılı, üçer katlı ahşap yapıların her biri 634 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş. L şeklinde ve 11’er odası bulunan evler, merdivenle çıkılan taş bir veranda üzerinde yükseliyor.

Kınalıada'nın Çınar tepesi,Teşvikiye tepesi,Manastır tepesi olarak üç tepesi vardır

Kınalıada'da, çok kayalık olması nedeniyle fazla ağaçlık bulunmamaktadır

Kınalıada da halka açık plaj ve çay bahçeleri sahilde bulunmaktadır

KINALIADA HİRİSTOS RUM MANASTIRI

803 yılında yaptırılan manastır, keşişler için bir inziva merkezi olmasının yanında, din eğitiminin verildiği bir kurum işlevi görmüş. U harfi şeklinde yapılmış iki katlı yapının odaları iki koridor üzerinde sıralanıyor. 1900’lü yılların başında kız yetimhanesi olarak kullanılan manastırın avlusundaki kilise 11. yüzyıl tarihinde yapılmıştır.
Kınalıada'nın en yüksek tepesine kurulu Hiristos manastırı, Bizans İmparatoru Romen Diyojen'in sürgün yıllarında yaptırdığı bir manastır.İmparatorun mezarı da manastırın önünde bulunduğu söylenmektedir

Yollarda dantel gibi işlenmiş  evler dışında pek fazla tarihi bina yok. Daha çok yeni binalar bulunuyor.
Bizans döneminde saray mensuplarının sürgün yeri olan Kınalıada'nın sürgün yeri olarak kullanılması Osmanlılar döneminde de sürmıştür. Evliya Çelebi, Seyahathame adlı yapıtında  Kınalıada'da 1 balıkçı köyünün varlığından söz etmektedir. Bu köy, özellikle 1800'lü yıllarda, İstanbul'un ileri gelen ailelerinin yazlık konutlarıyla dolmaya  başlamıştır.


 Evler, daha çok yazlık (ikinci ev) olarak kullanılmaktadır.Yerleşik nüfusun bir bölümü İstanbul’da çalışmakta ve vapurla günübirliğine kente gidip gelmektedir.

Yeşillikler ve çiçekler içindeki Kınalıada sokaklarını gezmekten hoşlanacaksınız


Kınalıada üzerinde yerleşim olan, turizme açık bir adadır

7 Eylül 2012 Cuma

SANTORİNİ-YUNANİSTAN-GREECE

Santorini yanardağ çökmesi sonucu oluşmuş ve bu çökme esnasında direnmesi sonucu ayakta kalabilmiş bir adadır



Santorini Adasının  denizden görüntüsü


Cruise gemileri Santorini'ye hergün binlerce yolcu taşımaktadır
Gemiler Santorini açıklarında demirleyerek adaya Tender Botlarla ziyaretçileri götürürler



Cuise gemilerinde çeşitli eğlenceler ile yolculuk daha zevkli hale getiriliyor


Yunanistanın meşhur şarkıcısı KAITI GARBİ



Büyük gemilerin yanaşabileceği liman olmadığından Santorini'nin başkenti Fira'ya eşek(katır) ve Teleferik ile ulaşım sağlanabiliyor



Adanın en yüksek noktası olan İLYAS PEYGAMBER TEPESİ'nden görünüm
İLYAS DAĞI'ndan SANTORİNİ


Santorini'nin kendine özgü evleri var ve bu evler ufak bir çok pencerelerle doludur
Santorini adasında iklim ve coğrafi koşullar doğrultusunda hayati ihtiyaçlara cevap verecek şekilde binalar tasarlanmıştır
Ada mimarisinde denizden gelecek korsanların korkusu ile tarih boyunca, kaleler ve çevresinde oluşan köyler hep ada tepelerine kurulmuştur

Adada kaleden baktığınızda yeldeğirmenleri ile bu manzara karşınıza çıkacaktır


Santorini'yi diğer adalardan ayıran, denizden yüzlerce metre yukarıda volkanik dağın eteklerine kurulan köyleri ve muhteşem romantik teraslarıdır

 Merdivenlerle denize doğru inmek ve güzel manzara eşliğinde bir cafede oturmak mutlaka isteyeceksiniz


Ada başkenti FİRA yemek, gece hayatı hareketliliği yanısıra adayı ziyaret edenler için alışveriş yapma imkanı sunan dükkanlarla donatılmıştır



Adada kiliseler arasında saat kulesi de mutlaka dikkatinizi çekecektir

Santorini evleri, mavi yuvarlak çatılı üç çanlı şapelleri, Katolik kiliseleri, tek ton kireç beyaz yapıları arasına serpişmiş uçuk tonda pembe, gri ve sarı renkte kavisli, kemerli çatıya sahip tipik yapıları ile Kiklad mimarisinin belki de en güzel ve dünyaca en bilinen örneklerini kendinde toplanmıştır

Kiliseler  ve evlerde mavi ve beyaz renkler kullanılmıştır


Santorini'de  kiliseler hemen farkedilir. Beyaz boyalı mavi kubbeli bu yapılar; Santorini’nin görüntüsünü oluşturuyor. Çok sayıda olmasının nedeni ise her ailenin bir kilise yaptırma geleneğindendir

Santorini'de kilise iç mekan görüntüsü


 Volkanik mucize Santorini Yunan adaları içinde belki de en farklı olanıdır.

Milattan önce 1700 yıllarında volkanik bir patlama sonucu oluşan adanın yüzeyi siyah volkanik taşlar ve katılaşmış küllerle kaplı. Santorini tek bir ada değil; büyük adanın patlama esnasında parçalanmasıyla ortaya çıkan birkaç adanın birleşmesiyle oluşmuştur

Volkanik bir yapı üzerinde yerleşimin gerçekleştiği adada bildiğiniz toprak algısı değisecektir