2 Nisan 2025 Çarşamba

ANADOLU HİSARI KALESİ (MÜZE)

Anadolu Hisarı İstanbul’un Beykoz ilçesinde İstanbul Boğazı kıyısında bir semt olarak, karşısında Rumelihisarı, kuzeyinde Kanlıca, güneyinde Kandilli bulunmakta ve adını 1395’te Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan ANADOLU HİSARI KALESİ'nden almaktadır 

Anadolu Hisarı Kalesi iç ve dış kale ile bu kalelerin surlarından oluşur. İç kale, dikdörtgen biçimindeki dört katlı bir kuledir

İstanbul Boğazı ile Göksu (Aretas) Deresi’nin Boğaz’a karıştığı yedi dönümlük, denize doğru uzanan alanda bulunan bu kale çevreye de ismini vermiştir

Bir iç kale ve bir dış kale duvarından oluşan Anadolu Hisarı Kalesi, İstanbul'un en eski Osmanlı yapısı olması nedeniyle önemlidir

Kalenin yapılmasındaki gaye o vakit abluka altına alınan İstanbul'a Karadeniz'den gelecek muhtemel askeri desteğe mani olmak ve boğazdaki deniz trafiğini denetlemekti

Günümüzde Anadolu Hisarı adıyla bilinen kale'nin pek çok adı vardır. İlk yapıldığı dönemde Güzelcehisar olarak isimlendirilen yapı, Neşrî’nin Teascher tercümesinde belki de bir okuma hatası olarak Gözlüce Hisar olarak belirtilmektedir. Fatih Sultan Mehmed (1451 -1481) döneminde ise Yenice Kal’a olarak söz edilir. Hoca Sadeddin Efendi ise Akça Hisar derken,bir dönem de Güzelhisar adı ile anılmıştır

Kale, İstanbul'un fethinden sonra stratejik olarak öneminin azalmasına rağmen 1624'te Kazakların boğaza yaptıkları akınla beraber payitahtın müdafaası açısından yeniden önem kazanmıştır

Anadolu Hisarı Kalesi, Göksu nehri'nin Boğaz’a karıştığı, dere yatağına paralel uzanan kireçtaşı ve şist tabakalarından oluşan dil üzerine yapılmıştır

Yapıldığı dönemde bugüne nazaran denize daha yakın olan kale, günümüzde kıyıdan oldukça uzaktır. Anadolu Hisarı'nın, deniz yönünde iki adet, kara yönünde iki adet olmak üzere toplam dört adet burcu vardır. Deniz yönündekilerin içinde geçişe imkân verecek boşluklar olmasına karşın, daha narin olan kara yönündekilerin içi doludur

Anadolu Hisarı’nın yapımından sonraki ilk esaslı onarım Sultan II. Bayezid (1481 -1512) döneminde meydana gelen ve tarihimizde ''Küçük Kıyamet'' denilen 1509 depreminden sonra yapılır. İstanbul’un hemen her yerinde büyük hasara neden olan bu deprem sonrası Mimar Murad oğlu Hayreddin tarafından 29 Mart 1510 günü inşaat faaliyeti başlamıştır

1452 yılında Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un fethi için başlattığı hazırlıklar kapsamında Anadolu Hisarı’nı güçlendirilmiş ve etrafını kuşatan üç kuleli büyük bir hisarpeçe yapılmış ve bu düzenleme ile birlikte Anadolu Hisarı Ortaçağ savunma kalesinden, Yeniçağ saldırı kalesi düzenine geçmiştir

Anadolu Hisar iskânı ile Hisar’ı etkileyen en büyük olumsuz girişim Emin Erkul’un İstanbul Belediye Başkanı (8 Haziran 1927 – 12 Ekim 1928 ) olduğu dönemde inşasına başlanan Boğaz sahil yolu nedeniyle yapılan istimlakler ve hisarın içinden geçen yolun genişletilmesidir

XIX. yüzyılın sonlarına doğru hisarın önünde gidilerek ve muhtemelen bir bölümü doldurulan alanda çeşitli boyutta yalılar ve yapılar yapılmaya başlanır ve yapılan bu binalar büyük oranda hisarın görüntüsünü etkilemektedir


Yer yer zeminde 10,00 ile 15,00 metre yüksekliğinde olan hisar duvarlarının, özellikle ateşli silahların bulunmadığı dönemde tam bir koruma sağladığı anlaşılmaktadır


Anadolu Hisarı’nın restore edilerek bir bütün haline getirilmesi, kule ve burçlarının kurşun külahlarının inşası, beden duvarlarının badana ile boyanmasını öneren bir çalışma ise hisarın görkemini bize hatırlatabilmektedir

Anadolu Hisarı'nın ihmal edilmesi ve terk edilmesi kabul edilebilir bir durum olmadığından günümüzde onarılarak MÜZE olarak hizmete sunulmuştur

Anadolu Hisarı kent bütünündeki diğer anıtsal yapılar ile birlikte müze kent yaklaşımı ile ele alınmaktadır. Boğazın Anadolu yakasında yer alan hisar bir dönemin savunma yapısıyken günümüzde ise müze, sergi, kültür alanları olarak İstanbul'a kazandırılmış bir yapıdır 

ANADOLU HİSARI MÜZESİ Giriş Bileti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla eski gücüne yeniden kavuşan tarihî Hisar, Cumhuriyet’in 100. yılında Anadolu Hisarı Müzesi olarak ziyarete açılmıştır

Anadolu Hisarı, Göksu Deresi’nin Boğaziçi ile buluştuğu noktada yüzyıllardır İstanbul’u gözleyen anıtsal yapı olarak yaklaşık yedi asırlık geçmişinde büyük fethin müjdecisi olarak Boğaz’ın mavi sularında güvenliği sağlarken, şehrin dönüşümüne tanıklık etmiş ve İBB'nin restorasyonuyla eski gücüne yeniden kavuşmuştur

ANADOLU HİSARI KALESİ, restorasyon ile  kültürel hazine olarak korunması, geleceğe aktarılması ve tarihi yapının harap olan bölümlerinin daha fazla tahrip olmasını önlemek için aslına uygun biçimde yenilenmiştir

Yenilenme esnasında bilim kurulu onaylı proje doğrultusunda, evrensel koruma ilkeleri gözetilerek gerçekleştirilen çalışmalarla yoğun hasar içeren Baş Kule öncelikli olmak üzere Tarihî Hisar, beklenen İstanbul depremine karşı da güçlendirilmiştir

Osmanlı askerî mimarisinin erken dönem örneklerinden olan Anadolu Hisarı’ndaki restorasyon çalışmaları, tarihî dokuyla uyumlu minimum müdahale ile hayata geçirilirken, özgün doku ve elemanlar sadece bakım yapılarak korunurken zaman içinde tahribata uğrayan bölümler, geleneksel malzeme ve tekniklerle desteklenerek güçlendirilmiştir. Eski onarımlardan kalma çimento esaslı malzemeler ile zaman içinde yapıya nüfuz etmiş bitkiler de titizlikle uzaklaştırılmıştır

Seyir terasları, ziyaret noktaları, kafeteryası ve etkinlik mekânlarıyla Anadolu Hisarı’nı çok yönlü olarak herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyen İBB Miras, konsept proje dâhilinde tasarlanan deneyim odaklı alanlarla, Hisar’ın İstanbul için yeni bir çekim noktası olmasını amaçlamıştır

Restorasyon kapsamında yürütülen çevre ve meydan düzenlemeleri ise Anadolu Hisarı’nın Göksu Deresi’yle bütünleşmesini sağlayarak bölgede gereksinim duyulan kamusal bir alana hayat verilmiştir

Uzun bir aradan sonra ilk kez kamu kullanımına açılan Baş Kule’deki seğirdim yolları, ziyaretçilere, yepyeni bir Hisar deneyimi yaşatmaktadır

Anadolu Hisarı Müzesi 'ni gezmeye gelenler, bu tarihî alandan İstanbul Boğaz’ına nazır manzarayı izleme keyfi ile mutlu olacaklardır

Anadolu Hisarı, kültür sanat etkinlikleriyle İstanbul halkını karşılayacak ve kent sakinleri ile şehir dışından gelen ziyaretçiler de Hisar’ın ve Boğaz’ın güzelliklerine birlikte tanıklık edeceklerdir

Müze girişinde yer alan bölge hakkında bilgilerin olduğu pano
 
Anadolu Hisarı Müze girişinde Beltur Mini cafe de mevcut, oturarak bir seyler içebilir ve dinlenebilirsiniz

Yüksek, sağlam bir yapıda olan Anadolu Hisarı tarih boyunca birçok kez restore edildiği gibi bugün de kale ve çevresinin onarımı ile turistik bir gezi mekanı haline dönüştürülmüştür

ANADOLU HİSARI MÜZESİ 
 Pazartesi hariç tüm günler: 10:00 - 18:00 / Pazartesi: Kapalı

Anadolu Hisarı Müzesi'ni gezdikten sonra deniz manzarasının ve boğazın keyfini çıkararak dinlenmek için harika bir nokta olan kalenin tam dibinde deniz kenarında bulunan Telgrafhane 1855 kahve dükkanında günün sonunda mola verebilirsiniz 

1 yorum:

  1. İstanbul'un muhteşem deniz manzarasına karşı konumlanmış ANADOLU HİSARI restore edilerek MÜZE olarak gezilebildiği için bende evimden çok uzaklaşmadan kültür turuna çıkmış oldum..Kaleye merdivenlerle (altı yedi kat bina yüksekliğinde) çıkarak boğazın muhteşem güzelliğini seyretmek ruhuma iyi geldi..(65 yaş üstüne ücretsiz ve normal fiyat 50 TL-( 2024 yılı) Ayrıca ögrencilere indirimli fiyat uygulanıyor) İlk girişte güzel görüntüler eşliginde Hisar hakkinda tv ekraninda bilgiler veriliyor..Tam karşı kıyısında Rumeli Hisarı yer alıyor...Girişte 🚾 var..Bahçe kısmında mini Beltur cafe de dinlenip bir seyler içmek münkün..İstanbul boğazının en dar kısmında ve ulaşımı kolay olan Anadolu Hisarı Müzesi'ne gidilmeli ve görülmeli diyorum...

    YanıtlaSil